159
29 Mart 2025, Cumartesi
Fikirbazlar | Kurumsal Atölyeler | Etkinlik Tasarımları | Eğitimler

Dinlemek mi, Sıranın Bize Gelmesini Beklemek mi?

Günlük hayatın temposunda birbirimizi gerçekten ne kadar dinliyoruz?
Toplantılarda, aile sohbetlerinde ya da bir arkadaş buluşmasında… Çoğu zaman karşımızdakini dinlemiyoruz; sadece konuşma sırasının bize gelmesini bekliyoruz. Oysa koçluk perspektifiyle bakıldığında, dinlemek sadece kulakla değil; zihinle, yürekle ve niyetle yapılan bir eylemdir.

Peki, neden bu kadar temel bir beceriyi bu kadar sık göz ardı ediyoruz?

Aktif Dinleme Neden Bu Kadar Zor?

Koçlukta en temel becerilerden biri aktif dinlemedir.
ICF (Uluslararası Koçluk Federasyonu) standartlarına göre bir koç, danışanının yalnızca söylediklerine değil, söylemediklerine de dikkat eder. Sessizliklere, göz devirmelere, ses tonuna, sözcük seçimlerine… Çünkü iletişimin asıl gücü, satır aralarında gizlidir.

Ancak gerçek hayat sahnesine dönersek; dinlememizin önünde birkaç engel var:

  • Zihinsel meşguliyet: Dinlerken kendi ajandamızı düşünmeye devam ediyoruz.
  • Hızlı çözüm arayışı: Daha ilk cümle bitmeden, tavsiye vermeye hazırız.
  • Yargılama refleksi: Konuşanın niyetini değil, kelimelerini yakalayıp yorumluyoruz.
  • Duygusal tetiklenme: Anlattıkları bizde bir duygu yaratıyorsa, hemen savunmaya geçiyoruz.

Eğitimlerimizde sıklıkla karşılaştığımız şu cümle, bu durumu özetliyor:

“Dinliyorum ama sanki anlamıyorum. Ya da karşımdaki, dinlendiğini hissetmiyor…”

Koçluk Bakış Açısıyla: Dinlemek Değil, Alan Açmak

Koçluk seanslarında gerçek dinleme, bir “alan açma” pratiğidir.
Danışanın tüm varlığıyla görülmesini ve duyulmasını sağlamak; onun kendi iç sesini daha net duymasına olanak tanımak… Bu, bir koçun en büyük armağanıdır.

Bir kurumda verdiğimiz eğitimde yöneticilerden biri şöyle demişti:

“Ben hep konuşarak liderlik etmeye çalışmışım. Oysa en etkili liderliği, çalışanımı gerçekten dinlediğim anlarda yapmışım.”

İşte bu cümle, gerçek dinlemenin nasıl bir dönüşüm kapısı olduğunu gösteriyor.
Gerçek dinleme:

  • Güven yaratır.
  • İlişkileri güçlendirir.
  • Karşı tarafın düşünmesini teşvik eder.
  • Çatışma değil, anlayış üretir.

Dinlemeye Bugün Başlayabiliriz

Gerçek dinlemek, pratikle gelişen bir kas gibidir.
Her gün yalnızca bir kişiyi – yargılamadan, yönlendirmeden, yorumlamadan – dinlemekle başlayabiliriz.

  • Göz teması kur.
  • Sözünü kesmeden bekle.
  • “Gerçekten ne demek istiyor olabilir?” diye içinden sor.
  • Ve sadece o ana odaklan.

Eğer siz de kurumunuzda dinleme alışkanlıklarını dönüştürmek isterseniz, koçluk temelli iletişim eğitimlerimizle tanışabilirsiniz.
Gerçek dinleme kültürünün yerleştiği bir ekipte, sadece kelimeler değil, insanlar da değer görür.

Hazırsanız soralım:
Bugün ilk kimi gerçekten dinleyeceksiniz?

Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle...

Onur Orhan

Onur Orhan

Profesyonel Koç / Eğitmen

Diğer Blog Paylaşımlarımız