“Ben kötü bir şey söylemedim ki!”
“Belki öyle söylemedin ama öyle hissettirdin…”
Bu ikilem sana da tanıdık geliyor mu?
İletişimde sıkça karşılaştığımız bir durumdur: niyetimiz başkadır ama etkimiz bambaşka olur. Hele ki kurum içi iletişimde, ekip yönetiminde veya geribildirim süreçlerinde, hatta arkadaş ve aile ilişkilerimizde bile bu fark, bazen çatışmaların, bazen de kırgınlıkların başlıca nedeni haline gelir.
Eğitimlerimizde sıklıkla duyduğumuz bir cümle şudur:
“Ben sadece iyi niyetle söyledim ama kırılmış…”
İşte burada çok değerli bir farkındalık devreye giriyor:
Niyet ve etki arasındaki farkı görebilmek, etkili iletişimin ilk adımıdır.
İyi Niyet Neden Yetmez?
Koçlukta önemli bir ilke vardır: “İletişimin sorumluluğu, mesajı gönderendedir.”
Yani mesajı ileten kişi olarak ben, karşımdakinin ne hissettiğini, ne anladığını, ne yorumladığını önemsemek zorundayım. Çünkü iletişim, sadece söylenen değil; karşı tarafa geçen anlamdır.
Örneğin; “Daha dikkatli olmalısın.” cümlesini düşünelim. Bu cümleyi bir yönetici, çalışanına söylerken onu motive etmek niyetindedir. Ama çalışanın zihninde bu, “Yetersizim.” olarak kodlanır.
Aradaki farkı yaratan ne?
Ses tonu, zamanlama, kurulan ilişki düzeyi, hatta o andaki duygusal zemin gibi birçok faktör olabilir.
Sözün özü, iletişim sadece kelimelerle değil, enerjiyle, niyetle ve bağ kurma becerisiyle gerçekleşir.
İletişim Kazası mı, İletişim Körlüğü mü?
Kurumsal hayatta birçok iletişim problemi, aslında “yanlış anlaşılmalar zinciri”nden oluşur.
Ama daha derine indiğimizde, bunun çoğu zaman bir niyet okuma refleksi olduğunu görürüz. Yani ön yargılarımız.
- “Beni küçümsedi.”
- “Bunu özellikle söyledi.”
- “Bilerek üzerime geldi.”
Bu tür yorumlar genellikle otomatikleşmiş düşünce kalıplarının sonucudur. Halbuki koçluk sürecinde bireylerin en çok fark ettiği şeylerden biri şudur:
“Ben kendi iç sesimle konuştum, onun ne niyetle söylediğini aslında bilmiyorum.”
Bu noktada, “Dur – Fark Et – Seç” gibi koçluk temelli modeller iletişimde yeni bir yol açar.
İlk adım şudur: Kendi yorumlarımızın farkına varmak.
Niyet – Etki Dengesi
İletişimi iyileştirmenin yolu, yalnızca doğru cümleleri seçmekten geçmez.
Asıl fark yaratan; kendimizi gözlemleyebilmek ve empatik merakla dinleyebilmektir.
Koçluk yaklaşımında şu 3 soru, bu süreci dönüştürmek için çok etkilidir:
- Bu cümleyi hangi niyetle kuruyorum?
(Kendimi mi savunuyorum, gerçekten yardım etmek mi istiyorum?) - Karşımdaki bunu nasıl duyuyor olabilir?
(Ben olsam ne hissederdim?) - Etkiyle niyet arasında bir fark varsa, bunu köprülemek için ne yapabilirim?
(Sormak, açıklamak, empati kurmak…)
Bu sorular, hem bireysel farkındalığı artırır hem de takım iletişiminde güvenli bir zemin oluşturur.
Eğitim Salonlarından Bir Örnek
Bir kurumda verdiğimiz “Liderlikte Etkili İletişim” eğitiminde, bir yönetici şöyle demişti:
“Ben ekibimi cesaretlendirmek için açık konuşurum ama sanırım onlar bunu eleştiri olarak algılıyor.”
Bu farkındalık eğitim sonunda geldi.
Çünkü birlikte yaptığımız bir geri bildirim simülasyonunda, söylediklerinin karşı tarafta nasıl bir etki yarattığını doğrudan deneyimledi.
En sonunda şunu söyledi:
“Ben doğru kelimeleri kullanıyordum ama duygumu yönetemiyormuşum.”
İşte bu, eğitimle koçluğun birleştiği o dönüşüm anıdır.
Liderler İçin Kritik Farkındalık: Sessizlik Bile Bir Etkidir
Bazen hiçbir şey söylememek bile güçlü bir mesajdır.
Bir liderin sessiz kalması, çalışan tarafından “onay” ya da “kırgınlık” olarak yorumlanabilir.
Yani niyetimiz “beklemek” olabilir, ama etkisi “önemsiz hissettirmek” olarak geçebilir karşımızdaki kişiye.
Liderlikte bu dengeyi kurmak, sadece iletişim becerisi değil; aynı zamanda duygusal zeka ve psikolojik güven oluşturmaktır.
Yanlış Anlaşılmaları Azaltmak İçin 5 Pratik İpucu
- Niyetinizi açıkça ifade edin.
“Sana destek olmak için bunu söylüyorum” gibi ön çerçeveler güçlüdür. - Ses tonunuza dikkat edin.
Aynı cümle farklı tonlarla bambaşka anlamlara bürünebilir. - Geri bildirim almaktan çekinmeyin.
“Söylediklerim sana nasıl geldi?” diye sorun. - Empatik dinleme pratiği yapın.
Yanıt vermek için değil, anlamak için dinleyin. - İletişim sonrası gözlem yapın.
Etki ne oldu? Göz teması, beden dili, sessizlik size ne söylüyor?
Niyet Yetmez, Etkiyi de Sahiplen!
İletişimde ustalık, sadece doğru kelimeleri bulmakla değil; karşı tarafta bıraktığımız izi fark etmekle gelişir.
Koçluk sürecinde öğrendiğimiz şeylerden biri şudur:
“İletişimde her zaman haklı olmak değil, bağlantıda kalmak önemlidir.”
Bu yüzden hem bireysel hem kurumsal gelişimde “niyet – etki farkındalığı”, iletişimde yepyeni kapılar açar.
???? Siz de ekibinizdeki iletişimi derinleştirmek, niyet ve etki arasındaki farkı görünür kılmak istiyorsanız…
Kurumsal iletişim eğitimlerimizde bu konuyu örneklerle, uygulamalarla ve koçluk temelli yaklaşımlarla ele alıyoruz.
???? Eğitimlerimiz hakkında detaylı bilgi için tıklayın.
Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle…
Onur Orhan
Profesyonel Koç / Eğitmen
Diğer Blog Paylaşımlarımız